
Aynı parfüm temmuzda bunaltıp ocakta tam kararında gelebilir. Sebep basit: sıcak hava kokuyu hızlı açar ve geniş yayar, soğuk hava kapalı tutar ve kısa keser. Mevsime göre koku seçmek lüks değil, kokuyu doğru kullanmaktır.
Sıcakta parfüm güçlenir; bu yüzden hafif, ferah ve temiz yapılar öne çıkar: narenciye, yeşil notalar, akuatik akorlar, hafif çiçeksi ve meyvemsi kokular. Konsantrasyon olarak EDT ya da hafif EDP yeterlidir. Az sıkın, gerekirse öğleden sonra tazeleyin. Yoğun amber ve gourmand kokular sıcakta ağırlaşır; akşam serinliğine saklayın.
Soğukta kokular kapanır ve yayılmaz; bu, sıcak ve yoğun yapılar için en iyi mevsimdir: amber, vanilya, odunsu, baharatlı, gourmand ve oud. EDP ya da Parfum formatı tercih edin. Kıyafetin altındaki tene ve nabız noktalarına sıkın; kazak ve atkı kokuyu uzun süre taşır (hassas kumaşlarda leke yapabileceğini unutmayın).
Yeni yeşil, hafif çiçeksi (şakayık, mimoza, portakal çiçeği) ve meyvemsi tonlar mevsimin ruhuna uyar. Kışın yoğun kokularından yaza geçişte EDP'den EDT'ye ya da sabah hafif, akşam sıcak bir koku düzenine geçmek iyi bir yöntemdir.
Yılın en dengeli mevsimi; çoğu koku burada iyi durur. Odunsu-çiçeksi, chypre, yumuşak baharatlı ve hafif amberli kokular öne çıkar. Yazın ferah kokusunu bırakmak istemeyenler için odunsu dip almış bir fresh koku doğal bir geçiştir.
Yazın 1-2, kışın 2-4 püskürtme çoğu parfüm için yeterlidir. Ölçü, yanınızda oturan kişinin kokuyu fark etmesi ama rahatsız olmamasıdır. Kendi kokunuzu bir süre sonra duymazsınız; bu, tazeleme sinyali değildir.
Bir yaz, bir kış kokusu olan iki şişe, tek bir "her mevsim" şişesinden daha mantıklıdır. Yazlık şişe kışın yarım kalır, kışlık şişe yazın dinlenir; ikisi de yıllarca gider. Parfümü serin, karanlık ve kutusunda saklarsanız bir sonraki mevsime bozulmadan ulaşır.